ÖZGÜRLÜK

Gökyüzünde bir kuş gibi süzülsem semalara, gezsem gönlümce diyarlardan diyarlara ya da bir balık olsam bıraksam kendimi suyun akıntısına, açılsam okyanusların kucağına. Hayır hayır rüzgar olsam ben; essem ruhumca hür, özgür, canım istese hiddetli bir kasırga, canım istese narin bir meltem. Hangisidir özgür olmak ?

Özgürlükten dem vuran insanoğlu bilmez mi ki bir şeylere bağımlıdır kati suretle. ‘Bisiklete binip Dünya turu yapacağım’ demek sözde özgürlüktür gerçekte. ‘Ben özgürüm!’ demek kalıplaşmış söz dizimi dillerde.

Efendim, aldığın bir nefes var, para vermeden kullandığın o da ciğerin yettiğince, Allah’ın izin verdiği sürece. Yadsınamayan ve bir o kadar arkaya atılan bir geçek var ki, özgürlük dediğimiz şey sınırları olan bir kavram reelde.

İstediğin şeylere sahip olmak, hayallerini gerçekleştirmek, gezmek ve eğlenmek için çalışmak, çalışmak için okumak, okumak için sınavları geçmek, bunların hepsi için ve hatta doğman için bile para gerekiyorsa; geniş anlamda ülken bağımlıysa bir şekilde başkalarına, sen ne kadar özgür olabilirsin ki topraklarında. Beynin bile tutsak algılayamayacağın tuzaklarla,düşüncelerin esir, sözlerin zaten mahkum çoğu zaman bu hayatta. Cinsiyetin bile kalıpları oluşturulmaya başlamış, oturup hangi lügattan konuşacağımıza bile karar veremiyorken, gönlümüz rahat mı özgürüz derken.

Kalıpların aksine, ruhumuz özgür bizim; hislerimizin bedeli yok hiç bir birimde, duygularımızın da sınırı.

Güneşli günlerde yüzünü dön gökyüzüne ve hisset gönderdiği enerjiyi, yağmur yağdığında ıslan doya doya altında ve temizle gökten gelen suyla ruhunu, karların sessizliğini dinle, beyazın tüm huzursuzluğu yuttuğunu bilerek, yeşili sev hep; bir yüzünü, gönlünün gözünü ona dön seve seve, dost edin hayvanlardan, dost görünen insanların aksine… Özgürsün işte! doğanın verdikleriyle sonuna kadar özgür ruhun bundan böyle.

cemiledirmikci

Sanatın her hali...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir