METAFOR
Bir yoldasın ve direksiyon başındasın. Duyguların, hislerin önemi yok. Belki işe gidiyorsun, belki dolaşıyorsun, belki de bir arkadaşına giden yoldasın. Müzik açık, artık ne tarz seviyorsan.Bana göre kulağa hoş gelen, ruhun o an ki hazzına göre her çeşit söz, ses dinlemelidir. Diyoruz ya ” Müzik evrenseldir.” sözleri anlamasan bile tını seni bir yerlere götürüyorsa tamamdır.
Neyse şartlar uygun, çevresel faktörler sorunsuz ilerliyorsun bir yolda ve yol seni nereye götürüyorsa artık. Trafik lambalarına doğru yaklaşıyorsun, önündeki araçlar duruyor, çünkü kırmızı yanmış. Vitesi düşürüyorsun, ayağın frende yavaş yavaş durduruyorsun aracını ve öndeki araca yakın bir mesafede durdun. Şimdi vitesi 1’e taktın gelecek hamle için hazırsın, yeşilin yanmasını ve tekrar yola koyulmak için bekliyorsun. Gözlerin ileri bakıyor. Ama o da ne araban öne doğru hareket ediyor. Birden panikliyorsun; ‘Aman Tanrım düşüncelere dalıp ayağını frenden mi çektin yoksa…’ Vücuda hücum eden adrenalin ile soğuk ter atıyorsun bir anda ve bağırsakların harekete geçiyor, belki dizlerinden boşalan gücü hissediyorsun çünkü beynin saldırı altında.Var gücünle frene basıyorsun aniden ama o da ne hala bir kayma var gözünün önünde; işte o an aslında öndeki aracın sana doğru geri geldiğini fark ediyorsun.( YANILSAMA)
Peki ne olacak şimdi; ya ani bir refleks olarak kornoya basıp öndekini uyaracaksın, bu arada gözün hızlı bir şekilde dikiz aynasında, arkandaki araç yakın değilse geri hamle yapacaksın ki bu da arkadaki araç sahibini korkutup panikletecek. Ya da artık her şey için çok geç öndeki arabanın senin arabana çarpmasını izleyeceksin.
Bu yazıda anlatmak istediğim ‘araba nasıl kullanılır?’ , ‘takip mesafesi’ durduğunda da korunmalıdır.
Tabii ki hayır. Yine de aynı yolla devam edeyim. Burada asıl olan öndeki araç sahibinin fren-gaz geçişindeki bir boşluktan dolayı arabanın biraz geri kaymasıdır. Kendine ve etrafına zarar vermek istemeyen aklı başında sürücü ya hemen frene basacak ya da hamleyi toparlayıp yoluna devam edecektir.
Ama sen bu kısacık süre zarfında öyle senaryolar yazdın ki ne yapacağını şaşırdın. Belki daha önce böyle bir olayı deneyimledin ve aynısını yaşayacağını düşünerek panikledin. Bilinçaltı kurmacasına yenildin. ( ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK)
Ya da ilk defa yaşadın ve öndeki araca çok yaklaştığın için kendine kızdın, panik yaptın, hayatı suçladın.( PASİF-AGRESİF KİŞİLİK)
Her şeyin senin yüzünden olmadığı gibi, herkes suçlu da değildir. Farkındalığın varsa; her olay da aynı şekilde tezahür etmez.
Şimdi bu yazıyı oku, beyin kıvrımlarının yettiği şekilde hayatındaki olaya yerleştir ve bakma, GÖR!
