SANA…
Sevginin ne demek olduğunu bilmiyoruz. Sahi ne demek sevgi? Kimine göre emek, kimine göre saygı ama en çokta ağızlardan düşmeyen, lügatta var olan, ruhta kaybolan kelime öbeği; seni seviyorum gibi; sevmelere doyamıyorum gibi, bir varmış bir yokmuş misali…
Sevmek onu göremediğin, dokunamadığın hatta sesini duymadığın zamanlarda kalbinin sızlaması, ruhunun çaresizce çırpınması demek.
Üstüne çok konuşulacak ama hiçbir şeyin anlamlı gelmediği herkese göre farklı yaşanan bir duygu durumu sevgi.
Dünyanın varoluşundan itibaren var olan, üstüne türlü entrikalar çevrilen, savaşlar yapılıp destanlar yazdıran ama saf sevgiye çok az insanın nail olduğu karmaşık bir duygu durumudur sevgi.
Her şeyi sevebilirsin yeryüzünde ve hatta gökyüzünde; derler ya işte bir çiçeği, bir kuşu, bir maddeyi… Bir de derler ya ” Sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda mı?” diye. Şu fani hayatın öğrettiği, teslimiyete yardım ettiği en güzel düşünce karşılıksız sevgi. Madden ve manen beklentisiz, içindeki var olan sevginin bir şeye, bir kişiye, Ona duyduğun sevginin huzuru, mutluluğu, coşkusu ayakta tutar ya seni… Olsa güzel olur ama yoksa yapacak bir şey yoktur ya hani Allah’a bırakırsın her şeyi ve sen seversin sadece. Güzeldir işte o sevgi, paha biçilemez ve herkes bilemez kıymetini.
Gösterişle kirletilmez, sözcüklerle anlatılmaz o sevgi, genelde sevdiğin de anlaşılmaz, bir beklentin yoktur çünkü ve sen O var diye mutlu olursun, sevgin katlanarak büyür de bunu da görmek isteyen görür bir tek.
Son zamanlarda birkaç yerde okuduğum bir yazı ” Bir insan kendi ayaklarının üstünde durabiliyor ve hatta sorunlarını kendisi hallediyor, kimseden bir beklentisi yok, yaşamında mutluyken yanında seni istiyorsa işte bu gerçek sevgidir, onu kaybetme…” Kalbi geçtim, mantık süzgecinden geçirdiğinizde bile ne kadar doğru bir yazı olduğunu anlayacaksınız.
İşte sevgili seviyorum ben seni; beklentisiz, karşılıksız, varoluşunun verdiği huzurla seviyorum. Omzunda yük, kalbinde ağırlık olmayı istemiyorum ve ben, seni sevmeyi sevdiğim için seviyorum.
