RUHUM ÇOCUK
Çocukça hayallerimiz vardı; dünya çok güzeldi ve büyümek gibi heyecanlarımız vardı. Toprakla oynamak güç verirdi,yeşilde yuvarlanmak mutluluk. Oyunlar kurardık geleceğin bize kurduğu oyunlardan habersiz. Arkadaşlarımız vardı yüzlerinde güneş, kalplerinde deniz barındıran ve tek derdimiz ezan okunmasın hava kararmasındı. Sokağa çıkarken annemizin hiç unutmadığımız sözü ‘akşam ezanı okunduğunda eve gel,baban kızmasın.’olurdu. Okunurdu ezan! ve bütün çocukların ağzında ‘annee biraz daha kalayım lütfeennn’ cümleleri yankılanırdı. Bazen kıyamaz ‘tamam biraz daha ama baban eve gelmeden evde ol’ denirdi, bazen de ‘çabuk eve’ cevabını alır, suratı düşürür, arkadaşlara el sallar girerdik tekrar oynamak için yarını sabırsızlıkla bekleyeceğimiz evimize. İşte böyle anlarda bir an önce büyümekti en büyük isteğimiz çünkü büyüyünce istediğimiz kadar dışarıda kalabilir,istediğimiz kadar oynayabilirdik. Zaman su gibi geçti… Ve bir gün hayatın anlamsızlığını, var oluşumuzun nedenini sorgulattırdılar, dünyayı anlamaya çalışmanın saçmalığını, hayallerimizin peşinde koşarken gireceğimiz bütün çukurları gösterdiler bize. Büyümüştük işte! Şairin de dediği gibi ‘biz büyüdük ve kirlendi dünya’. Herkes artık istediği kadar oyun kurabiliyor,oynayabiliyor. Sadece büyümüştük ve basamak atlamıştık; saklambaç, körebe, istop,vb gibi oyunların yüksek versiyonları oynanıyor şu sıralar hepimizin hayatında.Ve evet fazlasıyla dışarıdayız; okula, işe diye çıktığımız evlerimizden görevlerimizi tamamlamadan dönüş yoluna geçemediğimiz, geçsek de trafiğin akmadığı yollarda telefonlarımızın sosyal medyalarına hapsolduğumuz, ezanın çoktan okunup gecenin karanlık sisini hissetmek istemediğimiz kadar dışarıdayız artık.
Büyüdüğümüzü anladığımızda artık çok geçti ve geri dönüşü yoktu. Hep çocuk kalmak isteyerek büyümeye devam ettik. Hayat zordu ve yordu; artık 16sında da yorgun insanlar 70inde de, aslında belki 7sinde bile…
Şu sıralar artık tek savaşımız; ‘çocuk kalamadık bari ruhumuz çocuk kalsın’ oldu. En önemlisi de buydu zaten hayata geldiysek bütün evrelerden geçecek, düşecek,kalkacak,öğrenecek, dibi görüp tavana vuracak, katılaşacak bize sunulan bütün evreleri yaşayacağız. Beynimiz kirlense, kalbimiz katılaşsa da Ruhumuzu koruyalım! tüm çocukluğumuz orada saklı ve beynimizi de kalbimizi de koruyacak olan sahip olduğumuz çocuk ruhumuzdur. Onu korumak için ne yapmanız gerektiği ise çocukluk zamanlarında saklı, dön ve düşün!

